T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Uşak İl Sağlık Müdürlüğü Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Uşak İl Sağlık Müdürlüğü Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

NÜKLEER TIP KLİNİĞİ

Güncelleme Tarihi: 08/01/2021

Nükleer Tıp’ın tarihçesi 1800’lü yılların başında İngiliz kimyager John Dalton’un atom teorisini ortaya atmasına, Alman Wilheim Konrad Roentgen’in 1895’de X ışınlarını bulmasına, 1928’de Amerika’da Ernest Lawrence’ın siklotronu yapmasına kadar uzanmaktadır. Nükleer Tıp gelişimindeki en önemli adım 1934 yılında Marie Curie’nin yapay radyoaktiviteyi keşfetmesidir. Ancak birçok tarihçi nükler tıbbın gerçek başlangıcı olarak radyoaktif iyodun toksik guatr (zehirli guatr) tedavisinde kullanılmaya başlandığı 1940’lı yılları göstermektedir. Halen Nükleer Tıp görüntülemelerinde en sık kullanılan radyoaktif madde olan teknesyum, yapay olarak 1937 yılında üretilmiş, 1965 yılından sonrada ticari üretim, dağıtım ve kullanımı başlamıştır. Takip eden yıllarda farklı ajanlar bulunarak Nükleer Tıp günümüze kadar süren hızlı gelişmesine başlamıştır. Türkiye’de Nükleer Tıp’ın başlangıcı Avrupa ve Amerika’yla birlikte 1960’ların sonu 1970’lerin başına uzanmaktadır.

Uşak Eğitim Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Bölümü 2008 yılı başından beri kesintisiz olarak hizmet vermektedir. Daha öncesinde hastalarımız İzmir, Manisa, Denizli’ de bulunan devlet hastanesi, üniversite hastanesi ve özel merkezlere gitmek zorunda kalıyorlardı. Şu anda Uşak ilinde sadece devlet hastanesi bünyesinde hizmet alımı şeklinde Nükler Tıp Bölümü hizmet vermektedir. Bölümümüzde çift başlı SPECT gama kamera bulunmakta olup, yapay olarak elde edilen maddeler vücut ve organ fonksiyonlarının değerlendirilmesinde, hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmaktadır.

Radyoaktif maddeler, hastaya yalın olarak verilebildiği gibi, çoğu kez organlarda tutulumu sağlayacak başka kimyasal maddelerle birleştirilerek radyofarmasötik formda da verilebilmektedir. Çeşitli organ sistemlerini görüntülemek amacıyla farklı radyoaktif maddeler, radyofarmasötikler kullanılmaktadır. Hangi ajanın kullanılacağı ve bunun hangi yolla hastaya verileceği görüntülenmesi istenen organa bağlı olarak değişmektedir. En çok intravenöz enjeksiyon ile hastalara görüntüleme maddeleri uygulanmaktadır. Bunun dışında, oral yolla, inhalasyon yoluyla, subkutan-intradermal enjeksiyon yolu ile de

uygulama yapılabilmektedir. Görüntüleme işlemi, SPECT kameralarla yapılmaktadır. Yapılan görüntülemeyle, organlarla ilgili, başka yöntemlerle elde edilmesi mümkün olmayan fizyolojik, metabolik ve moleküler düzeyde bilgi, noninvaziv ve objektif olarak sağlanmaktadır. Başka hiçbir yöntemle sağlanamayacak bilgilerin elde edilmesinin yanı sıra, bir çok hastalıkta hasta için son derece kolay ve rahat tedavi olanağı sunmaktadır.

Bölümümüzde radyonüklid tedavi olarak hipertiroidi hastalarında (zehirli guatr) düşük doz iyot-131 tedavisi uyugulanmaktadır. Bölümümüzdeki gama kamera ile iki boyutlu (planar) ve üç boyutlu (SPECT) görüntüler kullanılarak tüm sintigrafik çalışmalar yapılmaktadır. Nükleer Tıp’ ta kullanılan radyoaktif maddelerin alerjik, toksik yan etkileri yoktur. Bu maddeler her yaştaki hastada ve çocuklarda, yaşa-kiloya göre değişen dozlarda, güvenle uygulanabilir. Nükleer Tıp’ ta yapılan görüntülemelerde, hastalar çok düşük düzeyde radyasyona maruz kalırlar. Bu düzey, bir çok radyolojik incelemede alınan dozdan çok daha azdır. Kırk yıldan daha uzun süredir tüm dünyada ve ülkemizde yaygın olarak kullanılan Nükleer Tıp yöntemlerinin, hastaların sağlığı üzerinde her hangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığı yapılan araştırmalarda saptanmıştır.

Bölümümüzde yapılan tanısal işlemler;

- Akciğer perfüzyon-ventilasyon sintigrafisi

- Beyin SPECT

- Böbrek sintigrafileri (DTPA-MAG3 dinamik böbrek sintigrafisi, DMSA statik böbrek sintigrafisi, kaptoprilli böbrek sintigrafisi)

- Kalp ve dolaşım sistemi sintigrafileri (Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi)

- Kemik sintigrafileri (tüm vücut kemik sintigrafisi, kemik SPECT, bölgesel kemik sintigrafisi)

- Tiroid tetkikleri (Tc-99m ile tiroid sintigrafi ve uptake testi)

- Gastrointestinal sintigrafiler

- Tümör tanı ve takip sintigrafileri

- Diğer sintigrafi çekimleri; enfeksiyon görüntülemesi, dakriyosintigrafi, paratiroid sintigrafisi

Bölümümüzde yapılan tedaviler;

Hipertiroidi hastalarında, radyoaktif iyot-131 tedavisi tüm dünyada yaygın ve ilk sırada seçilen tedavi şeklidir. Hasta için risk taşımadığı 1944’ den itibaren yapılan çalışmalarda da ortaya konmuştur. Hastalığınız ile ilgili detayları Nükler Tıp yöntemleri ile gösterebiliriz. Nükleer Tıp’ ta radyasyonu sağlığınız için kullanıyoruz.